ah, gözlerinden süzülen her damlayı emdim, göğsünü benim için deldin oradan sızan benim.
sen ölümümü yaz benim.
müptelası olmak tuzunun, kokunun yazılmış eski bir roman bağrıma.
canımı al benim
ışıkların nasıl gün güneş bana
sen dua gibi fısıltılı
masal gibi ruhum benim.
sen yaz bana
kaderi.
ben beklerim.
durmuş canım benim.
benim.
beni
ben..
ben...
5 Nisan 2010
bir de yüz verince astarını isteyenler var ki..
gerizekalıdan çok daha öte insanlarla aynı evreni paylaşmanın tadı bambaşka
İncecik bir ırmağın kıyısında duruyor
'neden çocuğum' diyorum
'her şeyin acemisi sen oldun?'
Su ışıldıyor birden:
'Hey çocuk! Ben ki boylu boyunca
şu dağın acemisiyim
yağmurun ve
rüzgârın...'
Derken
bir erik çiçeği düşüyor suya
yanılıp dalındaki kokuya
ve akıp gidiyor boşluğunda ırmağın
(Ah, gelin olsa şu ırmak suyüzünde ağlarım...)
İncecik bir ırmağın kıyısında duruyor
sakayı dinliyorum
usulca didikliyor içimi:
'Hey çocuk! Sudaki çiçek
aynası ömrümüzün
bırak senin de gecelerin
gönlünün ırmağında süzülsün...'
Ve uzun saçlarını örtünüp
uyuyor yosun
dinleyip suyun uğultusunu
(Ah, güvey olsam ırmağa doya doya ağlarım...)
İncecik bir ırmağın kıyısında duruyor
yüzümü arıyorum
akşam oluyo
'neden çocuğum' diyorum
'her şeyin acemisi sen oldun?'
Su ışıldıyor birden:
'Hey çocuk! Ben ki boylu boyunca
şu dağın acemisiyim
yağmurun ve
rüzgârın...'
Derken
bir erik çiçeği düşüyor suya
yanılıp dalındaki kokuya
ve akıp gidiyor boşluğunda ırmağın
(Ah, gelin olsa şu ırmak suyüzünde ağlarım...)
İncecik bir ırmağın kıyısında duruyor
sakayı dinliyorum
usulca didikliyor içimi:
'Hey çocuk! Sudaki çiçek
aynası ömrümüzün
bırak senin de gecelerin
gönlünün ırmağında süzülsün...'
Ve uzun saçlarını örtünüp
uyuyor yosun
dinleyip suyun uğultusunu
(Ah, güvey olsam ırmağa doya doya ağlarım...)
İncecik bir ırmağın kıyısında duruyor
yüzümü arıyorum
akşam oluyo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)