oluyor işte.bişeylerin eksikliği muhakkak oluyor.yokmuş gibi davranmak ve yakalamaya çalışmak o eski mutlu anları, güvenli anları. hatırası beraber konuşulduğunda bi anda gaza gelinip kahkahalarla gülünen o salak anılarını çok özlüyosun, neden hep geçenler bu kadar eğlencelilikli incelikli ve duygu yüklü ve sevgili ve ne biliyim olabileceğin en üst noktası gibi olur bilemiyorum.bu savaş sen hariç herşeyde böyle.gerçi okumuyosun buraları ama bak değişmeden bi sen kalıyosun hep, ötesinde -ben bile- değişip içimdeki havanın oksijenini temizlemeye çalışıyorum.ama o eski idealimden, bi sevgili bi can arkadaş bi köpek bi ev; gitgide uzaklaşıyorum. memurlaşıyorum, ev hanımlaşıyorum.sıkılıyorum çok sıkılıyorum, bişeyleri yine sadece kendime anlatabiliyorum artık, utanıyorum sıkılıyorum herkesten.yazmak da mesele değil, rahat hissetmiyorum, salak salak sırıtıyorum ancak.
bu da sana cumartesi sabahı saçmalaması olsun bilog.
iğrenç rüyalar gördüm, salak gibi kalkar kalkmaz yatağıma tükürdüm, banyoya koştum.
hadi bakalım.
bahar hoşgelsin.
yavaş gelsin niha.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder