21 Ocak 2009

bir gece, sen ben ve paris..


Tatil mi dediniz..
Böyle tatiller değil bahsim, kafanda onlarca soru işareti,omuzuna yüklenmiş tonlarca sorumluluk, çok konuşarak ve hiç bişey yapılmadan geçirilmiş bir yılın kafada yarattığı çöplük..
Hayal kurmayı seviyorum, hayal kurabilmeyi becermek insanoğluna bahşedilmiş en değerli hazinelerden biridir bana göre, hayal kurmadan yaşayamazdım sanırım.sıkıntılı zamanlarımı hep en güzel anılarımı baştan yaşıyormuş gibi hayal kurarak geçirdim, aslında öyle demeyelim.zor zamanlarım hayallerimi çok zorladılar ama direndik biz birlikte.ben her saniye hayal kurmasam nasıl yaşarım.
beni uzun süredir tanıyan arkadaşlarım bilir; 'lisede herkes gitarist üniversitede herkes fotoğrafçı' olayı misali piyasa şeylerden nefret ediyorum.ne biliyim doğal geliyor bana müzik çok küçük yaşlardan itibaren insanın ruhuna sızabilen bir sanat dalı, fotoğraf da öyle ama fotoğraf için biraz daha fazla okumak görmek ne biliyim biriktirmek gerekiyor sanırım bişeyleri herneyse konuyu dağıtmayayım, uzun yıllardır bir sürü fotoğrafçıyı takip ederim, kendi çapımda amatör bir makineyle amatör fotoğraflar çekerim ama artık benim gördüğümü insanlar da görsün istiyorum -benim gözümden-.makineye ihtiyacım var bir tane düzgün bişey, beni anlayabilecek bir icat.

savaşla paris'e gitsek, tutukluktan konuşmasak, bomboş alanlar üstünden en doluların fotoğraflarını çeksek, sanki biz o karmaşanın çok dışındayız gibi.güzel yemekleri yesek, birbirimize sığınıp bıraksak içimizdekileri tanımadığımız yüzlere, sokaklara, mekanlara..
belki iyi şarap bir gece sen ben ve tüm o hayal yerler..

Hiç yorum yok: