18 Ocak 2009

ne güzel güldün bu akşam bana




çok yorgundun, sınavlar, anlaşılamayan insanlar, şehir gürültü ve zorunluluklar çok yormuştu seni.en çok da uzaklıklardı belki yıpratan sinirlerini..kaç zaman kendin zorda olsan da benim yaralarımı iyileştirmeye koştun sen, kaç zaman beni uyutup dinlendirdin o mis kokan kucağında..
tam 21 gün boyunca dayandım eksikliğine,tam 504 saat yaklaşık 30000 saniye, her biri senle dolu binlerce saniye bu süre içinde defalarca gördüm yüzünü rüyalarımda defalarca baktım fotoğraflarımıza sevdiğimiz şeyleri tek başıma yaptım sen varmışsın gibi..hatta bazı geceler yine senin geldiğini sandım; senden önce kokun geliyor hep yanıma burnumdan içimde benim dahi bilmediğim bir noktaya deyip beni silkeliyor, ardından sesin; öpmeye kıyamadığım, seni ilk kez duyduğumda beni deliye döndüren o ton..işte bunlarla dolu senle dolu ama aslında yapayalnız zor kocaman bir ay geçirdim sensiz -kayıp zamanlar-

bugün bana doğru gelişin gülüşün üstüme sinen tüm o kiri pası attı biranda..bilmiyorum nasıl yapabiliyosun bunu,sahi sen nasıl bu kadar güzel gülümseyebiliyorsun..
15 kişilik grupta bir sen bir ben, tüm kalabalıklarda bir tek senveben ayrılamayan,çevresine ayıp olmasın diye dinler gözüküp aslında aklı sımsıkı birleşmiş ellerde, sıcacık parmaklarda olan biz..sahi sen nasıl bu kadar kolay sızabiliyosun içeri..
ben hiç ezberleyemem, ben hiç ezberlemem.oturup test ettim bugün kendimi bol bol sana baktım evet her hücreni ezbere biliyorum her hücreni ayrı seviyorum her telini saçlarının her noktasını gözlerinin parlayan gözbebeklerini..sahi sen nasıl bu kadar sevdirdin kendini..
bu huzur aslında anlaşılması yaşananlara bağlı olandan..ne parayla ne başarıyla ne aileyle geldi bana..bir kasım ayı bir adamın kısacık birkaç cümlesiyle geldi durdu ruhuma.
ne güzel güldün bu akşam bana..
ne güzeldi kar ne güzeldin sen
ne güzel sıcaktın ne kadar yavaş ve içtendi hareketlerin
nasıl bu kadar sahiplendim ben seni nasıl benimsin diyebiliyorum tüm inandığım duyguları reddedip..
özgürlük dedikleri bu olmalı.dünyanın en huzurlu yerine, göğsüne, başımı koyup sıkıca kapatmak gözleri ve sınırsızca hayal kurup mutlu olmak.üstünün başının huzurla batması,tertemiz olman..
hep demezler mi kuşlar kadar özgür diye;
ne zaman ki sıkıca sarılsan bana bir çift kanat takılıyor omuz başlarıma..

Hiç yorum yok: