3 Ocak 2009

ses



çok yaşıyordu,gereğinden çok..hani çok ders çalışınca gözünü kapattığında çalıştığın şeylerle ilgili formüller, tanımlar düzensizce akar ya aklından, işte onunda hayat öyle akıyordu aklından ne zaman yatsa yatağına tüm çalıştığı yaşamı akıyordu beyninden, tüm gördükleri, duydukları, konuştukları, yaşadıkları, yaşayamadıkları, sustukları, ağladıkları..gece gelmesin isterdi.gece gelmesin ki huzursuzluğu ile başbaşa kalmasın..

derken birgün garip olaylar oldu,çok garip olaylar..
bir adama rastladı.onun sesini duyduğu ilk anda kafasındaki diğer tüm yaşam sesleri kesildi.sadece adamın sesi oldu aklından çıkmayan..gece yattığında onun sesine sarılıp uyuyordu.ondan önce seslerin maddeleşebildiğini ne bi yerde okumuştu ne görmüştü ne işitmişti, adamın sesi gece oldu mu sıcacık bir yorgan olup üzerine seriliyordu.kız sımsıkı sarılıyordu o sese..

adamdaki gariplikler bununla sınırlı değildi.sağ gözünün üstünde 3 tane güzel çizgi ve o 3. çizgiyi örten daha büyük bir 4. çizgi vardı.tanrının eli değmişcesine güzeldi çizgiler.kız kafasına kazıdı o çizgileri, yine o güzel geceler de sımsıkı sarıldığı sese o çizgileri anlatıyordu. elinin küçük parmağıyla yüzük parmağı arasındada minik bi kıvrım var diyordu gözlerini gülümseyerek kapatırken..

sonra bir gün adam kıza geldi.tüm hücrelerine dokundu kulağına bilinmeyen masallar anlatıp uyuttu bu sefer sesi değil bedeni yorgan oldu kıza,çok sıcaktı, çok sıcak..kız günlerce uyudu kız yıllarca uyudu..adamın varlığı kızı tanrının varlığına inandırdı, tüm karmaşayı emdi yerine huzur bıraktı.
adam tüm kimyasını kıza hediye etti.
kız tüm ruhunu adama verdi bir parça dahi istemedi geri.
kızın üstüne yine sesinden yorganı örttü,
gözlerini yum dedi.
kız huzurla yumdu gözlerini ve sıkıca sarıldı yorganına..
adam kızın ruhunu ve sıcağını ceketinin sol iç cebine yerleştirdi.
gitti..

1 yorum:

kelebenk dedi ki...

istiyorum işte bu huzuru...

ve de "bir defa kalsam yanında hayat güzel hikayemde kalınca" demek istiyorum....
değerimi bilene....