duvarda bir noktaya takılıyor gözüm.nokta büyüyor kocaman kara bir delik oluyor.beni yutacak olmasını umursamıyorum.tüm karanlık filmlerimi özgürce döndürebilmem için fırsattır benim için.makinemin düğmesine basıyorum..karanlık titriyor, mayhoş aydınlık sarıyor gözlerimi.gözlerimden günler akıyor 800 küsür gün..neler hissetmişim neler yaşamışım ne denli güçlü sevebilmişim kendi halime hayran kalıp şimdiki halime ağlıyorum..filmlerim -günlerim- ardı ardına dönüyor hiç ara vermeden izliyorum.ihtiyaç molalarına ihtiyacım yok aksine hatırlamaya ihtiyacım var, tekrar yaşamaya bir de..her filmin bi kısmı apaydınlık bir kısmı zifiri karanlık..aydınlık olan kısımlar günün güneşle kucaklaştığı , karanlıklar ise gecenin güne saldırıp üstüne abandığı.nefes almadan izliyorum kendi filmlerimi.garip.merak ediyorum sonlarını ama hiç bitsin istemiyorum tıpkı favori filmlerinin bitmesine dayanamayan insanlar gibi bende günün birinde yine bir salonda defalarca izleyeceğim günlerimi.ama şimdilik dokunamıyorum.bir ara filmin bir sahnesinde erkek kahraman kızı izliyor kızsa en güzel uykusunda derinlerinde huzurla sessizce uyuyor.kız kıpırdanmadan biraz evvel açıyor gözlerini.çocuk olan gözlerindeki yaşlardan utanmadan ufacık gülümsüyor.kızı içi çok ama çok ağır kolunu uzatıyor gel diyor gel..işte bu sahneye dayanamıyor kalbim çok ama çok acıyor, kendimi dünyanın en yalnız 'varlığıymışım' gibi hissediyorum, çok korkuyorum içim titriyor..görüntüler bulanıklaşıyor gözlerimde yükselen damlalardan göremiyorum hiç. devamını görmek de istemiyorum aslında sadece merak..birden uçuşmaya başlıyor beyaz elbisesem -en sevdiğim- havalanıyorum. makine sahne hepsi uçuşmaya başlıyor.dönüyorlar.
karadelik bu kadarına izin veriyor, küçük kız kendi açtığı karadelik tarafından yutuluyor.en son hatırladığı şey hayal çizgiler filmdeki çocuğun yüzüne dair ve en güzel sahnesi en sevdiği filminin..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder